İslamı yeni kabul eden hemen hemen her insanın sorduğu bir soru vardır:
Şimdi ne yapmam lazım?
Evet, Allah'tan başka ilah olmadığına ve Resûlullah'ın onun kulu ve elçisi olduğuna şahitlik ediyorum, şimdi ne yapmam lazım?
Sadece şehadet getirmek yeterli mi?
İslamı yeni kabul edenler "iman ettim" demenin yeterli olmadığını düşünüyor da biz Müslümanlar niye düşünmüyoruz?
Elhamdülillah Müslümanım demek bize neden kâfi geliyor ?
Sadece söylemekle yetinmek, hayata yansıtmamak, garip değil mi?
İslamı yeni kabul eden her insan, dinin gereklerini merak eder de o dinin içine doğan biz Müslüman evlatları niye merak etmeyiz ?
Derenin yanında yaşayan insanın suya verdiği değerle çölde yaşayan insanın suya verdiği değer bir olmuyor, belki de ondan. Bizim için din anlayışı ihtiyarlık döneminde yapılacak ibadetlerden ibaret mi?
İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece İman ettik demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?"(1) ayetinin biz dere kenarında suyun içine doğmuş Müslümanlar için olduğunu biliyor muyuz ?
İmtihan edilmekten kasıt günlük yaşamda karşımıza çıkan olaylar ya da durumlar karşısındaki tavrımız ya da tercihlerimiz olabilir diye düşünüyorum. Yani imtihan deyince illaki büyük belalar olmak zorunda değil.
Tercihlerimizde Allah'ın sınırlarına uygunluk mu yoksa anlık menfaatler mi daha önemli oluyor, sınanmak bununla başlıyor. Basit bir durumda bile yalan söyleyip bundan da hiç pişmanlık duymayanlardan mıyız? Yanımızda olmayan tanıdığımızın kötü yönlerini laf açılmışken sayıp dökenlerden miyiz?
Din bir yaşam biçimidir, durumlar ve olaylar karşısında ortaya koyulan tercih, tavır ya da tutumdur.
Allah'a ve ahiret gününe inanmayan insanların yaşam tarzları ile iman ettiğini söyleyen insanların yaşam tarzının aynı olması çelişki değil midir? Hesap vermeyecek gibi yaşayıp hesap gününe iman etmek, garip değil mi?
Sözünde durmamak, emaneti korumamak, yalan söylemek, adam kayırmak, sahtecilik, gıybet, kibir, içki, faiz, rüşvet, dolandırıcılık, hile, cinayet, kapkaç, kumar, fuhuş vs Allah'ın yasakladığı davranışlarla iç içe bir yaşam sürmek, az ya da çok bu fiillere bulaşmak... Müslüman toplumların sorunları değil midir?
Unutmayın ki din sadece vicdan işi değildir. Yaşam biçimidir, tercihtir, seçimdir.
İslam'ı , yaşamın merkezine koyup her türlü fiilimizde Allah'ın sınırlarına uyduğumuzda: kimsenin hakkına el uzatamaz, kimsenin gıybetini edemez, yalan söyleyemez, zayıf kişilerle alay edemez, iftira edemez, faiz, içki, kumar, zina gibi ahlâksızlıklara bulaşamayız.
İşte o zaman elhamdülillah Müslümanım demeyi daha çok hak etmiş oluruz.
Şimdi iyi düşünüp doğru bir karar verme zamanıdır: Müslümanca yaşamak mı yoksa sözü başka işi başka olmak mı?
1.(Ankebut 2)