Yolda bir gidişim, bir dönüşüm var ki sanki kocaman yüke sahip tonajlı bir kamyon.
Benim o dönüşümü dışardan gören birinin yerine kendimi koydum.
Yoldayım biraz da acelem var ve öndeki araba öyle yavaş bir dönüş yapıyor, sinirden çatlarım. Yürü be adam! Tır mı, kamyon mu bu; küçücük araba dön artık!
Dışardan bakıldığında anlamanın pek mümkün olmadığı bu durum, iç yüzünü bilen biri için mantıklı gelebilecekken, bilmeyenlere göre çok saçma ya da acemice gelecektir.
Şimdi bunları niye anlattım?
Birçok olayda aslında çoğu zaman bunu yapıyoruz. Yani sadece görünenle hüküm vermeye kalkıyor, iç yüzü hakkında hiç düşünmeden bilgiçlik taslıyoruz. Biz aciz kullar, sadece Allah'ın bilgisi dahilinde olan hakkında hüküm vermeye kalkıyoruz. Hem de meselelerin iç yüzünü, insanın niyetini, olayların sebebini ve sonucunu bilen sadece Allah' ken.
Gıybetin Müslüman'ın yaşamında yasaklanmasının bir boyutu da belki de budur. Sosyal yaşamı bozması başka bir boyutu tabi ki!
Gördüğümüz olayların bile içini bilemiyorken başkalarından duyduklarımıza ne diyelim. Anlatan adamın gördüklerini yorumlanmasına güvenmekten başka bir şey yapmıyoruz.
Siz, hiçbir şey bilmezken Allah, sizi analarınızın karnından çıkardı; şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.
(Nahl 78)
İnsan acizliğini unutup anlardan yola çıkarak hüküm vermeye kalkmış olmuyor mu sizce de?
İnsan zanlarından kurtuldukça olgunlaşır, diyordu bir film repliğinde... Zanlarından kurtuldukça olgunlaşır.
Niyetlerdekini sadece Allah (cc) bilirken, bir nevi ben de bilirim iddiasında bulunmuş olmuyor mu? Oysa insan aciz, oysa insan ne niyetleri ne de kalplerden geçenleri bilebilir. Ancak Allah o bilgiye sahiptir.
İyi bilin ki, onlar elbiselerine büründükleri zaman dahi, Allah onların gizlediklerini de, açığa çıkardıklarını da bilir. Çünkü O, kalplerin özünü bilendir.
(Hud 5)
Rabbiniz sizin kalplerinizdekini çok iyi bilir.
( İsra 25)
Rabbin elbette onların kalplerinin gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir.
(Nelm 74)
Allah (cc) Kur'an-ı Kerim' deki birçok ayette niyetleri ancak ben bilirim derken , insanın dünyada sadece aciz olduğunu bilmesi yetmez mi? Bence yeter.